Ercan's profileÇAKIR'ın yerinePhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ÇAKIR'ın yerine***HOŞ GELDİNİZ*** March 05 Ateş lazım olduAteş Lazım Oldu Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül Dana hazretleri daima Harun Rediş'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül Dana hazretleri, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu: - Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun? - Cehennemden geliyorum ey hükümdar. - Ne işin vardı cehennemde? - Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim. - Peki, getirdin mi bari? - Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler. February 12 güzel sözlerANNEANNE Eteğinde çamur anne, eteğinde ateş anne Sanki Kudüs oldun anne,yüzün bir güneş anne One avuçladığın anne, ellerin yanmış Ruhlar ağlaşıyor yine, melekler ayaklanmış Denizler kabardı sendur. Denizler kabardı, bu ırmaklar yokken anne, Gözlerin vardı. Kundaklanmış saçlarından, kıvılcım düştü anne Yaralanmış tüm aşıklar, ona üşüştü anne Yıldızlarımı küstürdük uçup gidenler. Belki, yoruldu melekler göğü tut anne Etğinde çamur anne, Eteğinde ateş Sanki Kudüs oldun anne, yüzün bin gülüş Sen güneşin yıkandığı denizsin. Hüzünlerin cennetisin hey sahra Vahaların olsun cümle ormanlar Sende şiirlerin olmalısın ya. Birdeve kervanı çöl sükutunda. Belut bir anadır siir doğurur. Artık kelimeler bir bedevidir. Her ayak sesinden siir yoğurur. Şairin ölümü bir fırtınadır. Bu sarı denizde kopar vabeyla, Kaybolan şiiri çağımak için. Şairler mecnundur sahra bir Leyla. Hasna bir devenin tek vuruşunda. Kaç vezin doğurdun vede kaç hüzün Sesini alırım huma kuşundan. Fainadır faina faina Sanki Kudüs oldun anne, yüzün bir güneş anne
HASRETHASRET
Hasret, sevdiğini anlayabilmekmiş, Hasret yokluk değilmiş ama, Bazen, yalnızlıktan sıkılır,
ÇAKIR
ALLAHIM SENİ ANIYORUZ Allah’ım seni anıyoruz, Ama anlamıyoruz…
Rabbimiz seni zikrediyoruz, Ama hasret içinde kalmıyoruz…
Allah’ım seni hatırlıyoruz, Ama yine unutuyoruz…
Unutturma bize kendini, Nur eyle kararan kalbimizi,
Aç lal olan dilimizi, Taşır kurak kalan gözlerimizi,
Gül bahçesine döndür Kuruyan gönlümüzü…
|
||||||
|
|